Ana içeriğe atla

Albert Camus - Mutlu Ölüm

 Yine bir arayış, yine harika bir roman. Bu sefer yazarımız Albert Camus, eserinin ismi de "Mutlu Ölüm."

Kitabın ismine bile bakıldığında, iki farklı kelimeyi yan yana bakınca ne kadar karmaşık geliyor değil mi? "Mutluluk" ve "Ölüm."

yazar bahsetmiş olduğum bu arayışında bu ikisinin de yokluğuna -evet evet, ölüme özlem de söz konusunu- o kadar ustalıkla değiniyor ki bulamamanın ana karakter olan Patrice Mersault üzerindeki etkisini çok net şekilde görebiliyoruz.

Aslında Camus, bu kitabı yazarken kitabı yarım bırakıp bir anda "Yabancı" romanını yazmaya başlar. İki kitabı okuyanlar karakterler arası benzerliğin farkına varabilir diye düşünüyorum. Ancak "Mutlu Ölüm" her ne kadar dağınık da olsa bence karakterin içselleştirdiği dağınıklığı da çok güzel yansıtabiliyor.

Patrice Mersault, aşık olduğu kadın Marthe'nin birlikte olduğu adamları öğrenmek istiyor ve eski sevgilisi Zagreus'un evine girip, onu öldürüp parasını alıp gitmesiyle roman başlıyor.

Altını çizdiğim birkaç alıntı bırakayım.

"Ve çoğu kez, para aracılığıyla zaman kazanmak gerekirken, yaşamımızı para kazanarak tüketiyoruz."

"Bu mahalledeki kahvelerse, özellikle cıvıl cıvıldı. Orada, yalnızlık ürküsü ve onun belirsiz özlemlerine karşı son sığınak olan bir sürünün sıcaklığı egemendi."

"Ama kimi kez yaşamak için, intihar etmekten daha çok cesaret gerekiyor."

"ve şimdi loş sabahın önünde tek başına, ipeksi, büyük kavak ağaçları arasındaki yağmur beklentisi ile uzak fabrika bacalarının insanda bir ağlama arzusu uyandırdığı bu Bohemya görüntüsünün tatlılığının içine dolmasına izin veriyordu."

"Sevilmek tehlikesini yaşayacaktım küçük Catherine ve bu da benim mutlu olmamı engelleyecekti."



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Oktay Rifat - Danaburnu

Oktay Rifat'ın okuduğum ilk kitabıydı. O kadar etkilendim ki... başlarda kopuk kopuk, atlayarak giden hikaye dizinini görünce bunun bir öykü kitabı olduğunu düşündüm. Ancak sonradan hikâyeler o kadar güzel birleşti ki... Berber Recep, Hayat Kadını Emine, Yalnızlardan Mehmet ve hasta anası.. aşağıdaki yazıyı o kadar beğendim ki üstüne de bir şey yazmak istemedim açıkcası. Oktay Rifat, 1980 yılında yayımlanan ikinci romanı Danaburnu’yla 1981’de Madaralı Roman Ödülü’nü aldı. Özellikle kahramanlarının iç dünyalarını anlatırken tutturduğu etkileyici diliyle bir ozanın elinden çıktığı belli olan, bir cinayet üzerine kurulu Danaburnu, çeşitli kesimlerden insan hayatlarına ayna tutarken bir döneme de tanıklık ediyor. Yozlaşmadan payını alan sıradan insanların yaşadıkları çalkalanmalar, onların tutunma çabaları ve çıkarları doğrultusunda küçük hesaplar peşinde koşan küçük burjuvalar Danaburnu’nda buluşuyor ve birbiriyle kesişen değişik hayat hikâyeleri sürükleyici bir dille anlatılıyor. *Ga...

Cesera Pavese - Plaj

"Doro bir konuşmasının en yoğun anında beklenmedik bir fikri takip ederek yakalayabilmek için biran için dalıp gitme alışkanlığımı bilirdi." "ve herkes kendi sessizliği içinde bir fikrin peşine düşerdi." Pavese'nin ikinci kitabını da bitirdim. Plaj kitabı zor bulunan bir kitap, baskısı tükenmiş. Arkadaşımın hediyesi sayesinde okudum, kendisine de sonsuz teşekkürler. Öncelikle "Yoldaş" kitabından çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Keşke ilk bunu okusaydım, en azından yazar hakkında az da olsa bir olumsuzluk havasına girmemiş olurdum. Kitap öyle güzel başlıyor ki "Bizim Büyük Çaresizliğim" kitabındaki Çetin ve Enver'in arkadaşlığı gibi güzel, iç içe bir dostluk görüyoruz. Öyle ki ana karakterimiz arkadaşı Doro'nun sevgilisini bazen çok belirgin bir şekilde kıskandığını hissettiriyor. Ve evleniyor arkadaşı Doro, Clelia ile birlikte. Bu haberi aldıklarında takındığı tavır dışa yönelik değil ama iç dünyasında karakterimizi sarsıntıya uğ...

William Shakespeare - Hamlet

 Söylenecek bir şey yok kitap hakkında. Okumadıysanız bu sizin ayıbınız :) Her sene en az iki kere okuyacağım diye kendime söz vermiştim ama sözümü tutmadım, kitapta son okuduğum tarihi de not etmişim, en son 2017 de okumuşum, bu da benim ayıbım olarak burada dursun. Zaten cümlelerine, akışına diyecek bir şey yok ama nedense bu sefer farklı bir yerini çizdim. Bu arada sevgili okur, eğer ki evlat sahibiyseniz çocuğunuza bu muhteşem eseri okutun. Hayatın çarpıklığını bu kadar sert ama bir o kadar naif dile getiren başka kitap olamaz. "Tanrı size bir yüz vermiş, siz tutup başka bir yüz yapıyorsunuz kendinize. Kırıtmalar, fıkırdamalar, yapmacıklı konuşmalar, Tanrının yarattıklarına uydurma ad takmalar, hayasızlığı saflık gibi göstermeler. Hadi canım, ben yokum artık bunlarda, deli etti bunlar beni!"