Ana içeriğe atla

Tahsin Yücel - Peygamberin Son Beş Günü

 Kitabı bitirdikten sonra bir hiddetle millet neler söylemiş diye bir interneti yoklayayım dedim, demez olaydım. ne kadar az şey yazılmış ya da söylenmiş bu muhteşem roman hakkında :(

Kitabı okurken instagram hesabımdan üç farklı paylaşım yaptım. Üçünün de tek ortak noktası vardı; bu roman okuduğum en iyi türk romanıydı. Fehmi Gülmez ve muhteşem adam nam-ı değer Peygamber Rahmi Sönmez. Bu iki arkadaşın hikayesiyle başlıyor roman. Rahmi Sönmez'den sosyalizm üzerine, Nazım Hikmet üzerine, memleketin o dönemi üzerinden yapılan haksızlıklarla alakalı çok şey öğreneceksiniz. Zaten Tahsin Yücel müthiş bir kelime mühendisi. Yaklaşık 40 yıllık bir dönemine tanıklık ediyoruz, hem Peygamber'in hem Türkiye'nin. Ha bu arada, Rahmi Sönmez'e Peygamber lakabının takılmasının sebebi arkadaş grupları ile birlikte şiir üzerine, edebiyat üzerine, Marksizm-Leninizm üzerine yaptığı konuşmalar sonucunda kendisine yapışan ve yakışan bir lakap oluyor.



Rahmi evleniyor Feride ile. Sarsıntılı ama güzel bir evlilikleri oluyor. Kapitalizme, insanlığa, hayata direniş başlıyor bir süre sonra giderek yalnızlaşıyor ana karakterimiz. Kızı oluyor, torunu. Başlarına gelmeyen kalmıyor, hele ki torununun. 

Kesinlikle tavsiye ediyorum. Özellikle sık sık örnekler verdiği Nazım Hikmet ile bütünleşince tadından yenmiyor hakikaten bu roman.

Okuyunuz efenim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

FAHRENHEIT 451- RAY BRADBURY

 "Bir kadının yanan bir evde kalmasına yol açtıklarına göre, kitaplarda bir şeyler olmalı... hayal edemeyeceğimiz bir şeyler; orada bir şeyler olmalı." "Kitaplar unutmaktan korktuğumuz bir sürü şeyi depoladığımız kapların bir türüydü yalnızca." "Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin ve korkulmasının sebebini şimdi anlıyor musun? Onlar hayatın yüzündeki gözenekleri gösterir." "Montag binlerce yüzün bahçelere, arka sokaklara ve gökyüzüne baktığını hayal etti; perdelerin gizlediği o yüzler solgundu, gecenin karşısında ürkmüş yüzlerdi, elektrikli mağaralardan dışarıya göz atan gri hayvanlar gibiydiler..." Üsttekiler benim altını çizdiklerim. Kitap hakkında o kadar çok şey duydum ki duyduklarımı unutup sıfır, temiz bir zihinle okumaya başlamak istedim. İyi ki de öyle yapmışım. Beklediğimden çok daha iyi bir kitaptı. İnanılmaz güzel karakter inşaları vardı. Ana karakter, yan karakterler, mekanik tazı.... sonundaki kaçış ve "kendileri gibi oldukl...

William Shakespeare - Hamlet

 Söylenecek bir şey yok kitap hakkında. Okumadıysanız bu sizin ayıbınız :) Her sene en az iki kere okuyacağım diye kendime söz vermiştim ama sözümü tutmadım, kitapta son okuduğum tarihi de not etmişim, en son 2017 de okumuşum, bu da benim ayıbım olarak burada dursun. Zaten cümlelerine, akışına diyecek bir şey yok ama nedense bu sefer farklı bir yerini çizdim. Bu arada sevgili okur, eğer ki evlat sahibiyseniz çocuğunuza bu muhteşem eseri okutun. Hayatın çarpıklığını bu kadar sert ama bir o kadar naif dile getiren başka kitap olamaz. "Tanrı size bir yüz vermiş, siz tutup başka bir yüz yapıyorsunuz kendinize. Kırıtmalar, fıkırdamalar, yapmacıklı konuşmalar, Tanrının yarattıklarına uydurma ad takmalar, hayasızlığı saflık gibi göstermeler. Hadi canım, ben yokum artık bunlarda, deli etti bunlar beni!"

Italo Calvino - Sen "Alo" Demeden Önce

* Tuhaf olan şuydu: Dünyanın karmaşık, engebeli, içinden çıkılmaz bir yer olduğunu fark ettikçe, anlaşılması gereken şeylerin ne kadar az ve basit olduğunu düşünüyor ve onları anladığım zaman her şeyin bir resmi çizgileri gibi gözlerimin önüne serileceğine inanıyordum. [Ayna, Nişan Tahtası] *Her şeyin ters yüzü merakımı uyandırırdı, evlerin arkası, bahçelerin arkası, yolların arkası, kentlerin arkası, televizyonların arkası, bulaşık makinelerinin arkası, denizaltlarının altı, ayın arkası. Ama bir şeyin ters yüzüne ulaştığımda , o ters yüzün ters yüzünü, hatta o ters yüzün ters yüzününün ters yüzünü aradığımı anlıyordum, yok hayır; o ters yüzün ters yüzününün ters yüzününün ters yüzü. [Ayna, Nişan Tahtası] *Aynada kendimi değil, arkamda duran dünyayı dikkatle inceliyordum. [Ayna, Nişan Tahtası] *çünkü ben senin için ve sen benim için her zaman bir telin öbür ucu, hatta bakırdan iki iletkenli kablo, kıtaların yer altından ve okyanusların dibinden geçen değişken frekanslı ince bir akımın ...