Ana içeriğe atla

Mircea Cărtărescu - Travesti

 Benim için okuması zor bir kitap olmadı. Bu tür romanları seviyorum, yazar birinci tekil ile ikinci tekil arasında güzel bir dil oluşturmuş. Olay örgüsü aklımda kalmadı ancak çok güzel bir derleme buldum yine internette. İlk başlarda benim altını çizdiğim yerleri ekleyeyim.

"o zamanlar mesleğim yalnızlıktı."

"hayatımda açtığım kapılar, hayatım boyunca başka korkutucu odaların, somurtkan koridorların, anlaşılmayan dünyaların, kanamış vulvanın ilk kapısının ve can çekişmenin terlerinin son kapısının her yerde ve her zaman aranan büyük Girişin büyük kapısının, benim pislik bedenimde olmuş olan her bir yaranın kapısının, sahip olduğum her kadının kalçaları arasındaki kapının, yıldızlar arasındaki geniş ve rüzgarlı kapıların, her ayna olan kapının, yazmayacağım kitabımın sürekli, ah sürekli olan ve sonsuza kadar kapalı olacak kapısının, yüzümün yedi kapısının ve şiirlerim olan umutsuz kapıların -ve daha fazlası, evren olan, hiçbir şeyden hiçbir şeye geçiş olarak adlandırılan bizim ve pleromaların ve ogdoadların ve syzygların*** çıldırmasından birden yanan kapı, edebi hayatımıza doğru tek kapının- karşıma çıkması için açacağım geceden daha büyük bir Alef gibi, akıldan daha büyük bir düşünce gibi orada, gecenin içinde dönüyordu."

"mutsuzluk, her zaman kaşları arasındaki pırlanta olacaktı. Yalnız ve herkes tarafından göz ardı edilerek devasa, delice, okunaksız altın yapraklı kitaplar içinde krallığın haritasını çizeceklerdi. Kurt dolu leşleri, kimsenin orada bir insanın yaşayacağını tahmin edemediği, kırık dökük çatı katılarında, çarpıcı el yazması metinleri üzerine düşmüş bulunacaktı..."

https://kitapvebiyografi.blogspot.com/2020/12/travesti-kitap-ozeti.html sitesinden alıntıdır.


"Travesti Romanı otuz dört yaşında ki başarılı bir yazarı konu almaktadır.Ancak sıkıntılı bir zihne sahip olan Victor , on yedi yaşında bir olay yaşar.Otuz dört yaşına geldiğinde yaşadığı bu olay açığa çıkar ve travma geçirmesine neden olur.

Travesti Romanı otuz dört yaşında ki başarılı bir yazarı konu almaktadır.Ancak sıkıntılı bir zihne sahip olan Victor , on yedi yaşında bir olay yaşar.Otuz dört yaşına geldiğinde yaşadığı bu olay açığa çıkar ve travma geçirmesine neden olur.

travesti kitabı
Travesti


Victor, Bir okul haftası boyunca uzak bir orman kampına yapılan uzun bir yolculukta meydana gelen olay hakkında kitap yazmaktadır. Yalnızdır ve okul arkadaşlarının kavgasına katılmaz, ya kendi başına ya da birkaç ciddi öğrenciyle gitmeyi tercih eder.

 Kapanış akşamı süslü elbise partisinde gerçekleşen önemli olayla , sonraki yaşamında bir yazar olarak başarısını öğreniyoruz. Lulu, bir erkek, partide bir kız gibi giyinir ve ardından Victor'u baştan çıkarmaya çalışır. Bundan sonra olacaklar, sadece beklediğiniz gibi değil, Cărtărescu'nun alamet-i farikası olan yoğun vizyonlarını da içeren, ona kalıcı olarak travma geçirtecektir. Cărtărescu'da her zaman olduğu gibi romanı, Victor'un kendi dünyasında yaşarken, aynı zamanda çoğumuzun görmediği bir dünyada, zihninin girintilerinde saklı olan bu yoğun vizyonlar oluşturur.

Travesti Kitap İncelemesi 

Cărtărescu'nun depresif elinden çıkan bir roman.Hızlıca okunan sayfalardan sonra duraklama yerini öğreniyorsunuz.İnsanın içinden bir dürtü geliyor.Kartezyen imparatorluğunu merak ederek sonuna kadar bir açgözlülük ile bitirmeye çalışabilirsiniz.


Travesti kitabı yüzey alanı küçük olan bir roman.Kolay okumanıza imkan tanıyan bir zemini var.Bu kadar yüzey olduğunu da düşünmeyin.Güçlü ve özgün bir sese sahip.Sizi sizden alabilecek yerlere rastlayabilirsiniz.İlk sayfalar size bir sörf gibi gelebilir.Bazı unutulmuş duyguları tekrar canlandırabilir ve size bazı şeyleri sorgulatabilir.


Genel olarak travesti kelimesi iki taraflı bir anlam çerebilir sizler için.Kitapta geçen kişi 34 yaşında olgun , uzun mesafeli yazılar yazan Victor adında biri.Ailesi ve parası olan biri.17 yaşında yaşamış olduğu bir anı 34 yaşında iken ona bir travma yaşatır.Travma yerine bazı duyguların açığa çıkması da diyebiliriz.Bunu ana hatlarıyla kitapta okuyabilirsiniz.


Cărtărescu klostrofobil bir tarzla yazmıştır.Bir öğrenci kampı olan Budila denilen yeri gizemli bir mabet gibi anlatmıştır.Kampın taşkınlıklarla dolu okulu andıran ortamında zıt faktörlere sahip olan Victor , gerçeklik ve rüya arasında sınırda yaşayan biri.Yazar kitap boyunca bu yaşananları bir nöro-cerrah gibi çekip alıp okuyucunun ayağına seriyor gibi.Ktap gizem kokan dantelli bir dünya açıyor sanki.


Victor'un ahlaki ve zihinsel bütünlüğünü tehlikeye atan nokta,bir gece Budilă'daki kampta, kamp ateşi etrafındaki partide yaşadığı şoktur, burada  meslektaşı Bazil kılık değiştirerek kadın gibi davranır.Kurnaz bir arkadaşlık, böylece arkaik anıları ve travmaları ortaya çıkarıyor.


"Aniden elimi tuttu ve mini eteğini kaldırarak dantel külotuma bastırdı, bir an için onun sert ve ıslak seksini hissettim." alıntı

Gracil, doğası gereği, yalnız bir kurt zihniyetine sahip olan Victor, hayatını hayal kırıklıklarıyla dolu bir mikro krosmosta özetlemeyi tercih ediyor, bu da genel olarak kadınlara olan tiksintisinin geldiği yerdir.

"Onlara baktığımda, hormonal seks partisinden daha da nefret ettim, 20 yıl içinde onları şehvetli perişan kadınlara, züppe hanımlara, kalitesiz ev kadınlarına, baskı altındaki öğretmenlere, mazoşist entelektüellere, ağızlarındaki kirli işçilere dönüştürecek bir felaketten daha da nefret ettim ( ...).

Olumlu bir şekilde sonuçlandıran Mircea Cărtărescu, canlı ve dantelli tarzı, rüyadaki güçlü yankıları, karakteristik amfibolü ve aynı zamanda yazılarındaki titizliği sayesinde en iyi çağdaş Romen yazarının etiketini edinir - ve haklı olarak - ."


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Oktay Rifat - Danaburnu

Oktay Rifat'ın okuduğum ilk kitabıydı. O kadar etkilendim ki... başlarda kopuk kopuk, atlayarak giden hikaye dizinini görünce bunun bir öykü kitabı olduğunu düşündüm. Ancak sonradan hikâyeler o kadar güzel birleşti ki... Berber Recep, Hayat Kadını Emine, Yalnızlardan Mehmet ve hasta anası.. aşağıdaki yazıyı o kadar beğendim ki üstüne de bir şey yazmak istemedim açıkcası. Oktay Rifat, 1980 yılında yayımlanan ikinci romanı Danaburnu’yla 1981’de Madaralı Roman Ödülü’nü aldı. Özellikle kahramanlarının iç dünyalarını anlatırken tutturduğu etkileyici diliyle bir ozanın elinden çıktığı belli olan, bir cinayet üzerine kurulu Danaburnu, çeşitli kesimlerden insan hayatlarına ayna tutarken bir döneme de tanıklık ediyor. Yozlaşmadan payını alan sıradan insanların yaşadıkları çalkalanmalar, onların tutunma çabaları ve çıkarları doğrultusunda küçük hesaplar peşinde koşan küçük burjuvalar Danaburnu’nda buluşuyor ve birbiriyle kesişen değişik hayat hikâyeleri sürükleyici bir dille anlatılıyor. *Ga...

Cesera Pavese - Plaj

"Doro bir konuşmasının en yoğun anında beklenmedik bir fikri takip ederek yakalayabilmek için biran için dalıp gitme alışkanlığımı bilirdi." "ve herkes kendi sessizliği içinde bir fikrin peşine düşerdi." Pavese'nin ikinci kitabını da bitirdim. Plaj kitabı zor bulunan bir kitap, baskısı tükenmiş. Arkadaşımın hediyesi sayesinde okudum, kendisine de sonsuz teşekkürler. Öncelikle "Yoldaş" kitabından çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Keşke ilk bunu okusaydım, en azından yazar hakkında az da olsa bir olumsuzluk havasına girmemiş olurdum. Kitap öyle güzel başlıyor ki "Bizim Büyük Çaresizliğim" kitabındaki Çetin ve Enver'in arkadaşlığı gibi güzel, iç içe bir dostluk görüyoruz. Öyle ki ana karakterimiz arkadaşı Doro'nun sevgilisini bazen çok belirgin bir şekilde kıskandığını hissettiriyor. Ve evleniyor arkadaşı Doro, Clelia ile birlikte. Bu haberi aldıklarında takındığı tavır dışa yönelik değil ama iç dünyasında karakterimizi sarsıntıya uğ...

William Shakespeare - Hamlet

 Söylenecek bir şey yok kitap hakkında. Okumadıysanız bu sizin ayıbınız :) Her sene en az iki kere okuyacağım diye kendime söz vermiştim ama sözümü tutmadım, kitapta son okuduğum tarihi de not etmişim, en son 2017 de okumuşum, bu da benim ayıbım olarak burada dursun. Zaten cümlelerine, akışına diyecek bir şey yok ama nedense bu sefer farklı bir yerini çizdim. Bu arada sevgili okur, eğer ki evlat sahibiyseniz çocuğunuza bu muhteşem eseri okutun. Hayatın çarpıklığını bu kadar sert ama bir o kadar naif dile getiren başka kitap olamaz. "Tanrı size bir yüz vermiş, siz tutup başka bir yüz yapıyorsunuz kendinize. Kırıtmalar, fıkırdamalar, yapmacıklı konuşmalar, Tanrının yarattıklarına uydurma ad takmalar, hayasızlığı saflık gibi göstermeler. Hadi canım, ben yokum artık bunlarda, deli etti bunlar beni!"